40-69 YAŞ ARASI KADINLAR MEME KANSERİ ARAMANIZI YAPTIRDINIZ MI?
40-69 YAŞ ARASI KADINLAR MEME KANSERİ ARAMANIZI YAPTIRDINIZ MI?
02 Ekim 2017 Pazartesi - 15:02
A1
A2
A3
A4
hemen-paylas sayfayı-yazdir
40-69-yas-aras-kadnlar-meme-kanser-aramanz-yaptrdnz-m

Bilindiği gibi kanser günümüzde önemli bir halk sağlığı sorunu olarak gündemdeki yerini korumaktadır.

Sebebi bilinen ölümler sıralamasında ilk sırayı alan kanser, öldürücülüğü yanında bıraktığı sakatlıklar ve tedavisindeki yüksek maliyetler nedeniyle iş gücünde ve ülke ekonomisinde çok ağır kayıplara neden olmaktadır. Kanserle mücadelede ülkelerin kendi Ulusal Kanser Kontrolü programlarını geliştirmeleri önemlidir. Kanser kontrol programları doğru ve güvenilir kanser verilerinin toplanmasını, önlenebilir kanser etkenleri ile mücadele edilmesini, taranabilen kanserler için etkin tarama programları geliştirilmesini ve tedavi hizmetlerini kapsamaktadır. Ülkemizin de 2008 Yılından beri uyguladığı Ulusal Kanser Kontrol programı bulunmaktadır.

81 ile yaygınlaştırdığımız Aktif Kanser Kayıtçılığı uygulamamız ile güvenilir kanser verileri toplanmaktadır. Son verilerimize göre kadınlarda en sık görülen ilk 5 kanser şöyledir: Meme, Tiroid, Kolorektal, Rahim ve Akciğer kanseridir.  

Ulusal kanser kontrol programımız çerçevesinde Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) taranmasını önerdiği 3 kanser (meme, rahimağzı, kolorektal) için ücretsiz toplum tabanlı tarama hizmeti Sağlıkta Dönüşüm programı ile 10 yıldan fazla süredir verilmektedir. 2013 yılına kadar KETEM’lerde yürütülen tarama çalışmalarına artık Toplum Sağlığı Merkezlerimiz ve Aile Hekimlerimiz de katılmıştır. Vatandaşlarımızın ücretsiz olarak verilen kanser tarama hizmetlerine katılımı son derece önemlidir. Son yayınlanan Avrupa Birliği Komisyon raporunda da kanserle mücadelede önleme ve tarama programlarının önemi vurgulanmış, 2013 yılından itibaren tüm üye ülkelerde kanser tarama programlarına katılım oranının %100’e çıkarılması yönünde karar alınmıştır.

Meme Kanseri tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kadınlarda en sık görülen kanser olup, yılda yaklaşık 15.000 kadını etkilemektedir. 2000’li yıllardan beri tüm kanser istatistiklerimizde kadın kanserlerinin %20-25’i meme kanseridir.

Risk faktörleri arasında ailede meme kanseri öyküsü, erken ilk adet yaşı, geç menapoz, çocuk emzirmeme, obezite sayılabilir. Riski azaltmak amacıyla kilo kaybı düzenli egzersiz gibi davranış değişiklikleri etkili olabilir. Ancak risk faktörlerini en aza indirecek hayat tarzı değişikliklerinin yanısıra hastalığın erken teşhisine yönelik yapılan meme kanseri taramaları bu kanserden ölümleri ve hastalığın sıklığını azaltmada en etkili yöntemlerdir. Mamografi üzerinde son yıllarda bazı tartışmalar olsa da, halen en güncel bilimsel veriler ile en az % 20 yaşam katkısı sağlamaktadır (Independent UK Panel on Breast Cancer Screening Lancet. 2012). Kanser taramaları gönüllülük esasına dayanır ve kadınlarımızın katılımı ile başarıya ulaşabilir. Bu nedenle kadınların meme kanseri nedenleri, belirtileri, korunma, tarama, taramanın ne zaman ve nasıl yapılacağı hakkında bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi önemlidir.

Meme kanseri tedavisi erken evrelerde yüzde yüz sağlanabilir. İleri evrelerde hem yaşam süreleri kısıtlı hem de tedavi seçimleri hastalar için yaşam kalitesini düşürecektir. Radikal meme cerrahisi, kemoterapi ve radyoterapi ile sadece yaşam kalitesi düşmeyecek, ayrıca kamu maliyetleri de artacaktır. Ülkemizde teşhis edilen meme kanserlerinin yaklaşık yarısı ne yazık ki ileri evrelerde olup, meme koruyucu cerrahi oranlarımız halen istediğimiz düzeylerde değildir. The Journal of The American Medikal Association (JAMA) dergisinde 2014 Mayısında yayınlanan bir makalede meme koruyucu cerrahi ve radyoterapi tedavisi alan hastalar ile iki taraflı mastektomi tedavisi alan hastalar karşılaştırıldığında benzer ölüm oranlarına sahip olunduğu saptanırken, tek taraflı mastektomi tedavisi alan hastalarda ölüm oranı daha yüksek bulunmuştur. Bu bilimsel veride meme koruyucu cerrahilerin seçilmiş olgularda ve erken teşhis de güvenle uygulanabileceğini göstermektedir. KETEM’lerde olduğu gibi, toplum tabanlı taramaların yapıldığı merkezlerde ise %85 oranında erken evrede teşhis edilmektedir. Unutulmamalıdır ki, erken teşhis hayat kurtarır, meme koruyucu cerrahiler ve meme onarımı ise hayata bağlar.

Meme kanseri taramalarına başlama yaşı Avrupa’da genel olarak 50, Amerika’da ise 40’dır. İngiltere yaş aralığını genişletme kararı alarak 2016 yılından itibaren meme kanseri taramalarını 47-73 yaş aralığına uygulayacağını açıklamıştır. Amerika Ulusal kanser enstitüsü Uluslararası Kanser Taramaları Ağına (ICSN) veri gönderen 26 ülke arasında meme kanseri taramalarına 40 yaşında başlayan ülkeler; Avustralya, Çin, İzlanda, Japonya, Kore, Suuid Arabistan, İsveç, Amerika, Uruguay, 45 yaşında başlayan ülkeler; Çek Cumhuriyeti, Macaristan Portekiz, İspanya (Navarra, Valencia), Yeni Zellenda’dır. Ülkemizde meme kanserli olgularımızın yaklaşık yarısı 40-50 yaş aralığında görülmektedir. 2013 yılında ülkemizin konuyla ilgili önde gelen değerli bilim insanları ile konsensus sonucu alınan karar ile meme kanseri taramalarına başlama yaşı 40 olarak belirlenmiştir.

Tarama oranlarına katılımı etkileyen önemli bir diğer unsur da mamografi programlarında uygulanan kalite kriterleridir. KETEM’lerde Türk Radyoloji Derneği ile işbirliği içerisinde Avrupa Birliği Kalite Kriterlerini tam anlamıyla uygulamaya yönelik alt yapı çalışmalarını başlatıyoruz.

2014 yılında 19 adet Bilgisayarlı Radyografi (CR) cihazı, 36 adet daha düşük oranda meme sıkıştırmasına ihtiyaç duyan 3D tomosentez görüntüleme özelliğine sahip dijital mamografi cihazı alınarak kullanılan mamografi cihazlarının büyük bir kısmı dijitalize edilmiştir. Güncel yayınlarda 3D mammografi kullanımının meme kanseri taramalarında daha yüksek sensitivite ve spesifite sağladığı söylenmektedir (Tingberg A et al, Radiat Prot Dosimetry. 2011). İtalya’da yürütülen toplum tabanlı meme kanseri taramasında 2D ve 3D dijital mamografi sonuçları karşılaştırılmıştır, bu çalışmada 3D tomosentezli mamografi kullanımının kanser tespit oranlarını 2.7/1000 arttırdığı (Ciatto S., et al. Lancet 2013) ve yalancı pozitif ek tetkik isteme oranlarını ise %36.6 (Melissa A et al, Radiology 2014) düşürdüğü gösterilmiştir. KETEM’lerin dijitalizasyınu ile görüntülerin tek bir merkezden, en az 2 radyolog tarafınca okutulması, her bir merkezde alınan X ışınları ya da memeye uygulanan basınç miktarları gibi kalite kriterleri gözlemlenecek ve her bir hastamıza özel mamografi çekimleri sağlanacaktır.  Benzer şekilde yurt genelinde de pilot mobil tarama aracı sayımız 8’e çıkmıştır. Farklı cihazların kullanıldığı gezici cihaz pilot proje sonuçlarımızı da zaman zaman kamuoyu ile paylaşacağız.

Son 3 yılda yurt genelinde meme kanseri taramaları %5 artış ile 1.715.000’e KETEM’lerde çekilen mamografi sayıları yaklaşık %80 artış ile 240.000’e ulaşmıştır. 2013 yılı ilk 7 ayı ile karşılaştırıldığında 2014 yılı ilk 7 ayında meme kanseri taramaları yurt genelinde %10 artış ile 1.157.000’e; KETEM’lerde %41 artış ile 205.000’e ulaşmıştır. 2014 yılı ilk 7 aylık sonuçlarına göre hedef nüfusa oranla en fazla tarama yapan ilk 3 ilimiz; Niğde, Kırşehir, Kütahya, İstanbul haricinde kişi sayısına göre en fazla tarama yapan ilk 3 ilimiz; Mersin, Konya, Bursa’dır. 40-69 yaş arası tüm kadınlarımızın meme kanseri taraması için iki yılda bir mamografi çektirmek üzere en yakın KETEM’e başvurmasını istiyoruz.

 2004 yılından beri kadınların meme kanserinin erken teşhisinin önemini ve meme kanseri farkındalığının vurgulanması amacıyla Ekim ayı tüm dünyada ve ülkemizde meme kanseri bilinçlendirme ve farkındalık ayı olarak belirlenmiştir. Yurt genelinde meme kanserine yönelik eğitimler ve bilinçlendirme kampanyaları gerek sivil toplum kuruluşları gerekse Bakanlığımızca sürdürülmektedir. KETEM’ lerde çeşitli etkinlikler ile kadınlarımızın bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesine yönelik faaliyetler ile beraber tarama çalışmaları sürdürülmektedir. 

Ekim ayı bilinçlendirme ayı etkinlikleri ve kanser hakkında bilgiyi www.kanser.gov.tr den alabilirsiniz.

uyariUyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.

Yorumlar
Yeni Yorum Ekle
(0) Yorum Yapıldı
Henüz bir yorum eklenmedi.